Paris İklim Değişikliği Anlaşmasını 175 Ülke İmzadı

paris-anlaşması (1)Aralık ayında Paris’te uzlaşıya varılan İklim Değişikliği Anlaşması, 46.sı kutlanan ‘Dünya Günü’nde 175 ülke tarafından imzalandı. Birleşmiş Milletler’in New York’taki merkezinde imzaya açılan anlaşma, sera gazı salımlarının kısıtlanmasını hedefliyor.

Paris Anlaşması, şu ana kadar iklim konusunda imzalanmış en kapsayıcı anlaşma. Bunun yanında Paris, bir gün içinde en fazla imza toplayan uluslararası anlaşma oldu.

Anlaşma ile küresel ortalama sıcaklık artış limitinin yüzyılın sonuna kadar 1,5 ila 2 derece arasında sınırlandırılması hedefleniyor. Paris Anlaşması’nın imzalandığı ülkelerde yürürlüğe girmesi için, o ülkelerin parlamentoları tarafından da onaylanması gerekiyor.Küresel ısınmanın özellikle tehdit ettiği ve su altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya olan yaklaşık 15 ada ülkesi anlaşmayı onaylayarak yürürlüğe soktu.

BM Genel Sekreteri Ban ki Moon “Bu imzaladığımız gelecek için yeni bir akit” dedi ve anlaşmanın tüm gelecek kuşakların hayatlarını derinden etkileyeceğini belirtti.

 

Anlaşmayı, Paris’ten önce imzalanmış tek uluslararası iklim değişikliği anlaşması olan Kyoto Protokolü’nde imzası bulunmayan ABD de imzaladı.Paris Anlaşması, sera gazı emisyonlarının azaltılması anlamında çok radikal bir hedef koymasa da, şu ana kadar en fazla ülkenin uzlaştığı anlaşma olması nedeniyle diplomatik bir başarı olarak görülüyor.

Atmosferde en fazla sera gazı salınımına neden olan ülke Çin. Yüzde 24’le başı çeken Çin’i ABD, Avrupa Birliği ülkeleri, Hindistan, Brezilya ve Rusya izliyor.

Türkiye CO2 salınımını azaltmayı vaat ediyor mu?

Diger bir cok ülkenin aksine, Türkiye niyet beyanında, fosil yakıt tüketimini kısmaktan ziyade daha fazla fosil yakıt yakmayı, dahası fosil yakıt yakma hızını da arttırmayı vaadediyor.

Niyet beyanında Türkiye, 2030’da tahmini sera gazı salımı olan 1.175 milyon ton CO2 eşdeğeri yerine 929 milyon ton CO2 eşdeğerinde salinim yapmayi taahhüt ediyor.

Türkiye, beyanında sunduğu tahmini senaryoda 2030’a kadar sera gazı salımını senede %5.7 artacağını öngörüyor ve bunun yerine, salımı senede %4.2 artırmayı taahhüt ediyor.  Fakat 1990-2013 yılları arasında sera gazı salımı Türkiye’de zaten ortalama senede %3.9 artmış. Yani Türkiye’nin “çevreci” senaryo olarak taahhüt değer dahi, fosil yakıt tüketimi ve CO2 salımında geçmişe oranla daha hızlı bir artış demek. Kisacasi Türkiye grafikte kendi tahmini olan kirmizi cizgi yerine yesil cizgiyi taahhüt etmekte ve görülecegi üzere iki durumda da Türkiye cevreyi bugünkünden en az 2 kat fazla kirletmeyi öngörüyor.

Anlaşma bağlayıcı değil

Peki Türkiye veya diğer ülkeler bundan sonra ne yapacak?

Ümit Şahin “Çıkan anlaşma çok bağlayıcı değil. Türkiye şu anda bu anlaşmaya imza attığına göre bütün politikalarını değiştirmek zorunda ama diğer bütün ülkeler gibi değiştirmezse bir yaptırımla karşılaşmayacak” diyor.

Türkiye bu anlaşmayı TBMM’den geçirmez veya uygulamaya koymazsa tıpkı diğer ülkeler gibi herhangi bir yaptırımla karşılaşmayacak.

(BBCTürkce)

(143 kere görüntülendi , bugün 1 kere görüntülendi)

İlgili Yazılar