NÜKLEER ENERJİ ÇÖZÜM OLMAZ

Son günlerde Türkiye’nin önemli gündem maddelerinden birini oluşturan ve enerji çevreleri tarafından tartışılan nükleer enerji santralleri ile ilgili olarak Fırat Üniversitesi Öğretim Üyesi Y. Doç. Dr. M. Cihat TUNA önemli açıklamalarda bulundu.

Açıklamasında Dr. TUNA, “Türkiye’nin elektrik enerjisi kurulu gücü son 10 yılda, iki kattan fazla bir artışla, 28 bin megavattan 58 bin megavata ulaştı. Ülkemizde hızla büyümeye devam eden ekonomi, artan milli gelir ve nüfusa paralel olarak enerji ihtiyacımız da her geçen gün artmakta. Tüm bunlarla birlikte 2023 hedefleri ve 500 Milyar dolar ihracat hedefini gerçekleştirebilmek için gerekli enerjiyi mümkün mertebe öz kaynaklarımızla üretmemiz gerekiyor. Yapılan projeksiyon çalışmalarına göre 2023 yılında en az 150 bin megavat kurulu güce sahip olmalıyız. Yani ilave 100 bin megavat yatırım yapılması gerekiyor” dedi.

Bu güçte nükleer santraller ihtiyacımıza cevap veremez

Dr. Cihat Tuna “Son dönemde Sinop ve Mersin’de yaklaşık 10 bin megavat gücünde iki enerji santrali için anlaşmalar yapıldı ve tartışmalar hızlandı. Genel olarak tartışmaların ekseni çevresel sebeplerden dolayı santrallerin yapılıp yapılmaması durumu. Santralin yapılıp yapılmaması ayrı bir tartışma konusu. Ancak ihtiyacımıza cevap verip vermediği hiç gündeme getirilmiyor. Bu güçte santraller kesinlikle ihtiyacımızı karşılayamaz. Bu  santrallerin 2023 yılında üretimde olduğu kabul edilse bile güçleri, toplam kurulu gücümüzün on beşte birini teşkil edecek. Tabiri caizse devede kulak kalacaklar. Dolayısı ile detay bir konuyu tartışıp boşa zaman harcamaktayız.” dedi.

Yenilenebilir enerji yatırımcısı sıkıntılı

Dr. Tuna “Özellikle hidroelektrik ve rüzgar enerjisine dayalı santrallerin özel şirketlerce yapılabilmesinin önü açıldıktan sonra gerek yerli gerek yabancı yatırımcı bu sahaya çok ciddi bir ilgi gösterdi. Toplamda 25 bin megavat hidroelektrik ve yaklaşık 10 bin MW rüzgar santrali lisansı verildi. Bu rakamlar gerçekten çok büyük ve anlamlı. Ancak bu başvurular alınırken ilgili kurumlarca bir planlama yapılmayıp tasarruf özel firmalara bırakılınca maalesef bir çok bölgemizde halk ile enerji yatırımcısı karşı karşıya geldiler. Bir çok proje açılan davalar sonucu durduruldu, kimi yatırımcı yatırımdan vazgeçti ve yıllar süren prosedür aşamaları yatırımcıyı adeta yıldırdı.

Yapımı yıllardır tartışılan nükleer santrallerin yaklaşık beş katı güçte hazır yenilenebilir enerji lisansımız var. Ancak bu projeleri hayata geçirme noktasında bir çok sıkıntı mevcut. Şu ana kadar 6000 megavat hidroelektrik, 2500 megavat rüzgar santrali devreye alabilmişiz. Bizim ihtiyacımızı gerçekten karşılayacak kapasitede olan işte bu yenilenebilir ve öz enerji kaynaklarımızdır. Konuya bu noktadan bakmak daha sağlıklı olacaktır.” dedi.

Acilen pompaj depolamalı HES’ler yapılmalı

Dr. Cihat Tuna “Su ve rüzgar, zamana ve iklimsel değişimlere bağlı olarak etkilenmektedirler. Dolayısıyla bu kaynaklardan üretilen enerji de, iklimsel olarak değişebilmektedir. Özellikle barajsız HES ve rüzgar santrallerinde güvenilir üretim miktarları kısıtlı. Enerji, elektrik formunda depolanamamaktadır. Ancak pompaj depolamalı hidroelektrik santraller vasıtasıyla su formunda depolanabilmektedir. Bu yapılar sayesinde su, ihtiyacın yüksek olduğu dönemler için uygun yapılar ile elektriğe dönüştürülerek kullanıma sokulabilir. Böylece elektrik arz ve talebindeki dalgalanmalar dengelenip ve arz güvenliği sağlanabilir. Pompajlı HES’ler tüm Dünya’da etkin olarak kullanılmakta ve ülkelerin enerji sistemleri açısından adeta bir sigorta rolü üstlenmektedirler. Su ve rüzgar gibi iklimsel etkilere bağlı enerjilere bu kadar büyük yatırım yapan bir ülke olarak henüz sahip olmadığımız bu sistemlerden her bölgede en az iki tane inşa ederek enerji iletim sistemlerini güçlendirmeliyiz. Bu alanda uygun yönetmelik ve usuller hazırlanarak özel sektör teşvik edilebilir. Bu sistemleri de vakit kaybetmeden hayata geçirmeliyiz ” dedi.

Doğalgaza mahkum oluruz

Dr. Tuna “Yenilenebilir enerji ve öz kaynaklarımızın geliştirilmesinde göstereceğimiz zafiyet üretim planlarının bozulmasına ve enerji ihtiyacımızın başka bir kaynakla sağlanmasını gündeme getirecektir ki bu kaynak doğalgaz olacaktır. Mevcut durumda tükettiğimiz elektrik enerjisinin yüzde 50’sini doğalgazdan karşılıyoruz. Öz kaynağımız olmayan doğalgaz, ülkemiz için en önemli ekonomik problemi yani cari açığı meydana getiriyor. Tamamen yerli ve yenilenebilir enerji yatırımlarını hızla hayata geçirerek hem sanayimizi hem Ülkemizi prangalarından kurtarabiliriz” dedi.

(115 kere görüntülendi , bugün 1 kere görüntülendi)

İlgili Yazılar