Nasıl Zengin Olunur? – 1

studiebesokwebBir ülke, bir toplum nasıl zengin olur veya zenginliğini nasıl korur? Aynı soruyu tersten de sorabiliriz: bir ülke nasıl zenginleşemez? Başka ülkeleri sömürmek ya da fethederek vergiye bağlamak gibi meşru ve kalıcı olmayan yöntemleri bir kenara bırakırsak, zenginleşmenin ve zengin kalmanın yolunun bilgiye dayalı katma değer üretmek ve eldeki kaynakları israf etmeden en verimli şekilde kullanmaktan geçtiği konusunda bir çok kişi hemfikirdir.

İkinci durumun bir örneğini dünyanın en zengin ülkelerinden İşveç’te görebiliriz. 300.000 civarındaki nüfusuyla İsveç’in üçüncü büyük kenti konumunda olan Malmö çöplerini ne yapıyordur sizce? Peki, bu soğuk iklimin insanları kışın nasıl yakıt parası yetiştiriyorlardır?

Hayır, Malmölüler ne bizim yaptığımız gibi çöplerini çöplüğe atıyor, ne de kışın ısınmak için başka ülkelerden doğalgaz alıyor. Ne yaptıklarını öğrenmek için Malmö’nün katı atık yönetiminden sorumlu belediye kuruluşu SYSAV’a bir göz atalım.

Onun yerine çöpleri daha kaynağında cam, plastik, kağıt, metal gibi malzemelerden ayırıyorlar ve bunları geri dönüştürüyorlar. Geri kalan çöpleri özel bir alanda çürümeye bırakıp oluşan metan gazını yakarak elektrik üretiyorlar. Bu işlem bitince doğal gaz yerine çöpler kombine çevrim santralinde son teknoloji ile verimli şekilde yakılarak önce elektrik üretiliyor, türbini döndüren buharla da su ısıtılıyor. 80C sıcaklıktaki bu su ise tüm şehirde 1960’larda kurulmuş olan borular ile binalara iletiliyor. Yani Malmö’de apartmanlarda merkezi sistem kazan ya da kombi bulunmuyor. Tüm evlerin radyatörlerindeki sıcak su ortak kaynaklardan geliyor.

sysav-1440x810

Üretilen elektrik 350 gwh/yıl civarında, ki Türkiye’nin kişi başı yıllık elektri tüketiminin Enerji Bakanlığı verilerine göre yaklaşık 3000 kwh/yıl olduğunu hesaba katarsak, bu yaklaşık 100.000 kişinin elektrik tüketimini karşılayacak seviyede. 300bin nüfusun çöpü, 100bin kişinin elektriğini karşılıyor, yani örneğin bu sistem İstanbul’da uygulansa 15 milyonun çöpü ile 5 milyon kişinin elektriği üretilebilir.

Malmö

Üretilen ısı ise 1,5 Twh/yıl civarında. Bu da 300bin nüfuslu Malmö’nün tüm ısıtma ihtiyacının 2/3 ünü karşılamakta. Yine aynı hesapla, eğer bu sistem İstanbul’da olsaydı, ısıtma ihtiyacımızın İsveç’ten çok daha az olduğunu hesaba katarsak, muhtemelen tüm İstanbul doğalgaz yakmak yerine kendi çöpü ile ısınabilirdi!

Peki bu İsveçlilere yetiyor mu? Hayır, zira onlar çöpten daha da fazla faydalanmanın mümkün olduğunu görmüşler. SYSAV tesisinin kapasitesini Malmö’nün ihtiyacını bir miktar aşacak şekilde ayarlamışlar. Amaçları elindeki kaynakları değerlendirmeyen diğer ülkelerin çöplerini de almak, ki tam da yaptıkları bu: SYSAV’ın depolama alanında İtalyan ya da İngiliz çöpleri eksik olmuyor. Diğer ülkeler çöplerinden kurtulmak için SYSAV’a ton başına yaklaşık €50 ödüyorlar.

Isveclilerin enerji üretmek icin üstüne para aldiklari ithal cöpler

Yani, biz Türkler elektrik ve ısıtma için başka ülkelerden doğalgaz/kömür alırken, İsveçliler hem çöpten elektrik ve ısıtma ihtiyaçlarını karşılıyorlar, hem de üstüne para alıyorlar!

İsveçlilerin sineğin yağını çıkardığını mı düşünüyorsunuz? Haklı olabilirsiniz…

Ama zenginliğin yolu belki de ordan geçiyordur…

 

 

(347 kere görüntülendi , bugün 1 kere görüntülendi)

İlgili Yazılar