Çinliler Emisyonlarını Düzenlemeye Mi Çalışıyor?

Pekin’in {Alternatif Enerji Canlandırma Planı} Çin hükümetinin düşük karbonlu ekonomi geliştirme amacının başka bir somut göstergesidir.

Bu ayrıca Çin’in iklim değişimlerini çözme çabalarını eleştirenlere Pekin’in bu hedefi gerçekleştirmekte önemli adımları attığını göstermektedir. Eleştirilerinde sorumlu olabilmek için iklim değişimlerine önemseyenlerin bu olaya kendilerinin de bizzat katılıp Çin’in geliştirdiği yenilenebilir enerji motorunu incelemeleri ve çıkarların çakışmasını belirsizleştiren aşırı basitleştirmeden kaçınmaları gerekir.

Hükümetten geçmeye çalışan {Alternatif Enerji Canlandırma Planı} taslağı söz konusu edilenin bir örneğidir. Her ne kadar bitmiş plan halen halka açıklanmamış olsa da, Çin’in enerji altyapısını tekrar oluşturduğunu doğrulayacak planla ilgili yeterince detay sızmıştır.

Planda yenilenebilir enerji gelişimini önümüdeki on yılda daha da kolaylatırmak için çok büyük miktarda para fonları ayrılmıştır: Çin 2020 yılına kadar yenilenebilir enerji için 3 trilyon Yuan Ren Min Bi (yaklaşık 462 milyar ABD doları) harcayacaktır. (Şu an için hidrogüç olmayan yenilenebilir enerji Çin’deki yenilenebilir olmayan enerji üretiminin sadece %1.5’ine eşittir). 

Rüzgar gücü geliştirmesi planın ana yönlerinden biridir ve yine Çinliler kurulu rüzgar gücü kapasitesi için daha yüksek bir hedef koymuşlardır: 2020 yılına kadar 100,000 MW (Moleküler Ağırlık) kurulu rüzgar gücü kapasitesi. Sadece bu yeni hedef tek başına oldukça dikkat çekicidir. Eylül 2007’de {Orta-Uzun Vadeli Yenilenebilir Enerji Geliştirme Planı} hedefini 2010’a kadar 5000 MW ve 2020’e kadar 30,000 MW olarak toplam kurulu rüzgar gücü oluşturma kapasitesi olarak belirlemişti.

2008 yılı sonu itibariyle, kurulu rüzgar kapasitesi çoktan 12,000 MW’yi geçmiştir ve Enerji Bakanlığı Alternatif ve Yenilenebilir Enerji Departmanı asbaşkanı Shi Lishan Çin’in 2010 yılı sonuna kadar toplam 30,000 kurulu rüzgar gücü tabanı oluşturacağını açıklamıştır; bu iki yıldan önce bir süre benimsenen planın on yıl ilerisindedir.

İlk amaca ulaşılmasından (ekonomik krizin etkilerinden kurtulup ekonomik düzelme yaratmak) elde edilen yararlar çok önemli olsa da, Çinliler yenilenebilir enerji gelişimini sadece şu anki ekonomik krizden Çin ekonomisini çıkarmak için faydacı bir araç olarak kullanmanın yetersiz olduğunu belirtmişlerdir; bunun aksine Çin’de enerji güvenliğini garanti etmek ve devam ettirilen düşük-karbonlu ekonomik büyüme dönemi yaratmak için yenilenebilir enerji uzun-vadeli bir araç olarak görülmelidir.

Liderlere göre yenilenebilir enerji gelişiminin önemini abartılı şekilde açıklamak mümkün değildir; çünkü Pekin yakın gelecekte herhangi bir ülkenin gücünün büyük ölçüde nasıl yei bir enerji altyapısı oluşturabildiğine göre belirleneceğine inanmaktadır. Nasıl ilk nesil enerji (kömürün) Birleşik Krallık’ın Sanayi Devrimi’ni başlatmasını ve ikinci nesil enerji (petrol) Birleşik Devletler ve Almanya tarafından yönetilen ikinci Sanayi Devrimi’nin başlamasını sağladıysa, yenilenebilir enerjinin benimsenmesi Çin, Hindistan ve Brezilya gibi gelişen ülkelerin dünyadaki en canlı (ve güçlü) ülkeler arasındaki (beklenen) yerlerini almalarını ve bu ülkeler arasında zaten yer alan ülkelerin yerlerini korumalarını sağlayacaktır.

Çıkarların çatışmasına ek olarak, Çin ve Batı ülkeleri bu hedeflere ulaşmak için zorlukların artmasıyla karşı karşıya gelmektedir. {Alternatif Enerji Canlandırma Planı}’nın uygulanması, Çin’in dünyadaki diğer yenilenebilir enerji geliştirme stratejilerine sahip ülkelerle paylaşacağı bir dizi zorluğun aşılmasını gerektirecektir.

Bu zorluklardan biri yatırımın devamının nasıl sağlanacağı ve tehlikeli gayretlerin nasıl önleneceğidir. Çin’in sanayi politikasını kullanarak pazarların kaba köşelerini [örneğin petrolün fiyatı yüksekken yenilenebilir enerji gelişimine olan ilgi artmaktadır; ancak petrolün fiyatı düşünce ilgi de azalır] düzleştirme kolaylığı Çinliler için rekabet ortamında bir avantaj olabilir. Aynı şekilde, Çinliler yenilenebilir enerji masrafının şu an yaygın şekilde kullanılmasının önüne geçtiğini bilmektedirler ve yenilenebilir enerjinin masrafının teknolojilerin gelişmesine ve yaygın olarak kullanılmasına bağlı olarak azalacağını bilmektelerdir.

Yine de Çin’in diğer yenilenebilir enerji stratejileri arayan devletler paylaştığı bir diğer zorluk geleneksel ve alternatif enerji kaynaklarını dengelemek ve yenilenebilir enerjinin çeşitli kategorilerine uygun yatırım karışımlarını yaratmaktır. Bu zorlukla alakalı olarak pazarları düzenlemenin zorlukları ve geleneksel ve alternatif enerji kaynakları arasındaki ve anlaşmazlıkları çözümlemek ve farklı sanayilerin aynı doğal kaynakları talep etmeleri vardır; en sondaki zorluk gıda ve petrol ekinlerinin için uygun toprak için rekabet etmesidir.

Her ne kadar Çinliler için daha biricik olan bazı zorluklar varken (mesela Çinlilerin devletin sahip olduğu sektörün egemen olduğu sanayilerde özel sermayeyle daha faza yatırım teşvik etmesi ve kendi bölgelerinde ekonomik kalkınma ve iş olanakları sağlamak için düşük kaliteli, gereksiz ve “kör” yatırımlar yapan yerel hükümetlerin yineleyen “hastalığını” önlemek için Pekin’in dikkatli olması), Çin’in takip ettiği yol iklim değişimi krizini çözmek isteyenlerin ilgilerine kıyasla düşmancıldan çok, daha uyuşumludur.

Eğer dünya çapında önümüze çıkan önemli enerji ve iklim değişimi meselelerini çözmede hızlı bir ilerleme katetmek istiyorsak, amaçların önemli ortak noktalarına odaklanmalı ve aynı yolda ilerlediğimiz gerçeğine ters düşen Çinlilerin çoğu zaman dönüşümsel savunuculukla karşılık verdiği aşırı kızışmış konuşmalardan kaçınmalıyız.

Kuşkusuz ABD ve Çin içinde bulunduğumuz çevresel ve ekolojik durumdan önemli derecede sorumlulardır; ancak aynı zamanda iki ülke bu zorlu meseleleri çözmek için ortak bir azimi paylaşmaktadır. Çinlilerin bu ortak hedefi gerçekleştirmek için harcadıkları çabaların çok yönlü olarak anlaşılması işbirliği olanaklarını açacaktır ve bu ortak hedeflerin elde edilmesini hızlandıracaktır. Yeni enerji altyapısı kurma yolunda ülkeler arasındaki sağlıklı rekabetten hepimiz yararlanacağız.

 

Kaynak: renewableenergyworld

(55 kere görüntülendi , bugün 1 kere görüntülendi)

İlgili Yazılar