Bugün T.B.M.M. Genel Kurulunda “YEK” görüşülürken en çok tartışılan konu Rize’deki HES projeleri bölgesinin SİT alanı ilan edilmesiydi.
Bu bölgenin birçok açıdan çok fazla önemi var. Siyasi gözlerle bakarsak Başbakanın memleketi ve aynı nehir üzerine verilmiş en fazla lisansa sahip bölge.
Yazımın başından söyleyeyim: ben konuya kesinlikle siyasi olarak yaklaşmayacağım yukarıda yazdıklarım Genel Kuruldaki tartışmalardan çıkardığım temel fikri sizlerle paylaşmak amaçlı.
Benim önceliğimi belirleyen konular enerji konusunda kendine yeten bir Türkiye ve gelişmelerden olumsuz etkilenmemesi gereken doğa harikaları.
Belirtmek istediğim ikinci husus ise Rize’deki durum sadece başlangıç niteliğinde; burada alınacak kararlar ve çıkacak sonuç ülkemizdeki bütün sit alanları, doğal parklar ve koruma alanları için ileride emsal teşkil edecek nitelikte.
Mantıklı karar almak: bir şey hakkında ayrıntılı olarak düşünüp, izlenecek yolların sonunda nerelere çıkılacağını tahmin etmek ve buna göre akla en doğru geleni seçmek demektir. Mantıklı kararın anahtarı konu hakkında bilgiye, tecrübeye ve ön görme yeteneğine sahip olmaktır. Bu durumda bizim bilmemiz gereken SİT alanı, doğal/milli park, koruma alanı kısacası tabiat ve kültür varlıkları ne anlam ifade eder?
Sit alanı: tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır.
Milli Park: bilimsel ve estetik bakımından, milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçalarını,Tabiat Parkı: bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğine sahip, manzara bütünlüğü içinde halkın dinlenmesine uygun tabiat parçalarını,
Tabiat Anıtı: tabiat ve tabiat olaylarının meydana getirdiği özelliklere ve bilimsel değerlere sahip ve milli park esasları dahilinde korunan tabiat parçalarını,
Tabiatı Koruma Alanı: bilim ve eğitim bakımından önem taşıyan nadir, tehlikeye maruz veya kaybolmaya yüz tutmuş, ekosistemler, türler ve tabii olayların meydana getirdiği seçkin örnekleri ihtiva eden ve mutlak korunması gerekli olup sadece bilim ve eğitim amaçlarıyla kullanılmak üzere ayrılmış tabiat parçalarını ifade etmektedir.
Yukarıda gördüğünüz tanımlar içinde dikkat etmeniz gereken “kalın karakterlerle” öne çıkan terimler değil bir ülkenin hayatta kalması için gerekli en önemli unsurların tanım bölümünde sıralanmış olduğudur. Bilim, eğitim, tarih, bitki örtüsü, turizm, mimari, kültürel kaynak değerleri bir toplumun gelecekte var olabilmesi için sahip olması gereken donanımlardır.
Tamam! Daha yazının ortasında yenilenebilir enerji kaynaklarından vazgeçtiğini ve doğayı seçtiğini anladık artık gerisini okumaya gerek yok diyebilirsiniz. Henüz bir seçim yapmış değilim ve yapmaya da niyetim yok çünkü enerji konusunda kendine yeterli olmayan dışa bağımlı yaşayan bir ülkenin de gelecekte var olamayacağına inanıyorum.
Milli varlıklar ve milli kaynaklar arasında seçim yapmak aklıselim kişiler için mümkün değildir. Elde değerlerden birini hiçe sayıp diğerine tam anlamıyla yüklenerek tek tarafa ilerlemek uzun vadede yok oluşun yoludur.
Bunu bir örnekle açıklayarak yazımı bitirmek istiyorum. Bodrumdaki tarihi yel değirmenlerini hatırlayın. 1850- 1870 yılları arasında inşa edildiği düşünülen değirmenler o dönem için ekonomik kaynaklardı.
Şu anda ise durumları iyi olmayan ve en acil sürede aslını bozmadan yenilenme ihtiyacı duymaktalar. Restorasyon sürecine girmemesi halinde hepsinin yok olacağını vurgulamama gerek yok. Boş kalan topraklar üzerinde esen rüzgar kesilmeyeceği için bölgenin potansiyel rüzgar tarlası adayı olduğunu tahmin etmek de zor olmaz. Kısacası 200 yıllık tarihi feda edersek potansiyel rüzgar enerjimizin bir miktarından daha yararlanmamız mümkün olacak.
Bir de şöyle düşünün: turizm ve tarih için inanılmaz faydalı, mükemmel seviyede restore edilmiş ve korunaklı hale getirilmiş bir yel değirmeninin yanında dev bir rüzgar türbini. Türkiye’nin geçmişini simgeleyen bir tarihi eserin yanında Türkiye’nin gücünü ve geleceğe bakışını simgeleyen bir rüzgar türbini…
İşte benim tercihim tam olarak budur.
Kaynaklar:
T.C.Düzce Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürlüğü Web Sitesi
Wikipedia.org
