Previous Sonraki
Dünyada Sadece Türkiye'de Dünyada Sadece Türkiye'de Çarşamba, 09 Mayıs 2012 09:54 ...
Nükleer Santral Bayramı Nükleer Santral Bayramı Çarşamba, 09 Mayıs 2012 09:41 ...
EOLE Water’dan Su Üreten Rüzgar Türbini EOLE Water’dan Su Üreten Rüzgar Türbini Perşembe, 03 Mayıs 2012 19:06 ...
Zorlu Tekstil'in Zorlu Tekstil'in "Ülkem İçin Orman" Projesi Pazartesi, 30 Nisan 2012 20:01 ...
Sinop Nükleer Santrali İçin İmzalar Atıldı Sinop Nükleer Santrali İçin İmzalar Atıldı Cumartesi, 21 Nisan 2012 16:50 ...
Ahşaba Dönüş! Ahşaba Dönüş! Çarşamba, 18 Nisan 2012 22:53 ...

Türkiye’nin Geleceği Nükleer Enerjiye Mi Dönüyor?


Dünyada ve özellikle Ortadoğu’da atılan adımlara baktığımızda Türkiye Enerji üretim ve itlim merkezi olmaya ilerliyor. Ülkemiz büyüyor, gelişiyor, güçleniyor diyebiliriz ama belki de tam anlamıyla evrim geçiriyor.

Bunun bir sakıncası yok ancak işin sonunda ne olacağımızı  ve nerede olacağımızı bilmek gerekli.  08.06.10, bugün itibariyle Rusya Devlet Başkanı ülkemizle nükleer enerji işbirliği anlaşması imzalayacak.

Belki de ebedi komşumuz Rusya ile tarihte hiç olmadığı kadar yakınlaşacağız. Nükleer Enerji teknolojisini Türkiye’ye getirecek, santraller kuracak ve enerji ihtiyacımızı karşılamak adına dışa bağımlılığımızı  ciddi miktarda küçültecek üretim başlayacak. Bunun yanında vize uygulamalarında kolaylıklar, kültürel ve ekonomik dayanışma ve en önemlisi Gazprom’ dan alınacak nispeten ucuz doğalgaz. Rus nükleer enerji ve doğalgaz enerjisine yatırımın dolaylı bir etkisi ise kardeş ülkemiz Azerbaycan’la 2 senedir çözemediğimiz doğalgaz fiyat meselemizin bir anda çözülmesi oldu. Ne tesadüftür bilinmez dün Sn. Başbakan, Sn. Aliyev ile anlaşmayı imzaladı.

Şu ana kadar karşılıklı yatırım ve taahhütlerle ilişkilerimizi daha iyi seviyeye taşıdığımız iki ülke hakkında yazdım. İran Devleti başlı başına bir konu ve büyük önem arz eden üçüncü ülke olarak yazıma dahil oluyor. Türkiye zaten uzun süredir İran’dan elektrik enerjisi ve doğalgaz satın alıyor.

Yakın geçmişte ilişkilerimizin sınırlı olduğu İran yeni dönemde çekinilen bir nükleer ve askeri güç, aynı zamanda İsrail’ e karşı müttefikimiz. İran bölgede o kadar ciddi bir güç haline geldi ki bugün İstanbul’da yapılacak zirvede İran Başkanının İsrail’i açıkça tehdit etmesi bile mümkün.

Yazımın başında size enerji üretimi ve nükleer enerjinin Türkiye’ye girişinden bahsederken zorunlu olarak güçler dengesi, siyaset ve orta doğu meselelerine girdim. Bunun nedeni ise ortada: Gelecekte güçlü devlet olmanın yolu silaha yatırım ve coğrafi boyutlardan değil enerji üretim kapasitesinden ve diğer ülkelerle iyi ilişkilerden geçiyor. Devletlerin ve siyasetçilerin tek çaresi daha fazla gücü elinde bulundurmak(enerji üretmek). Bu enerji kaynağının nükleer enerji gibi her an silaha dönüşebilir bir kaynak olması ise ekstra prestijli ve korkutucu oluyor.

Peki yenilenebilir enerji kaynaklarından enerji üretimine ne oldu? Geçen sene tam bu zamanlarda T.B.M.M. tatile girmeden hemen önce Meclis Enerji Komisyonundan çıkan yasa taslağı Genel Kurulda görüşülmek üzere sıraya alınmıştı. Geçtiğimiz bir sene boyunca bu taslak değil görüşülmeye başlanması sırası bile gelmedi. Bir anlamda “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Kullanımına Dair Yeni Kanun” unutuldu. Avrupa, Uzak Doğu ve Amerika’da tam bir yenilenebilir enerjiye yatırım çılgınlığı yaşanırken biz adını bile hatırlamaz olduk. Birçok S.T.K., resmi kurum ve özel kuruluş halkı bilinçlendirme ve farkındalık yaratma çabasına girmişken hepsi bir anda en geri plana düştü. Kanunun kabulüne bağlı olarak yatırım için bekleyen ya da yatırım yapmış enerji firmalarının beklentileri karşılıksız kalmış durumda.

Kesinlikle nükleer enerjiye karşı değilim hatta bir ülkenin atomun gücünü kontrol edebilecek teknolojiye ve teknik yeterliliğe sahip olmasını çok önemli görüyorum.  Muasır medeniyetler seviyesine ulaşma hevesinde olan bir birey olarak tek isteğim güç peşinde koşarken çevrenin korunması unsurlarını unutmamak. Bir Türk vatandaşı olarak temiz enerjiye desteğin kesilmesini izlemek ve atıl durumdaki kaynakların yatışını izlemek üzücü bir durum. Rize’deki denetimsiz HES’ lerin doğayı katletmesini izlemekse içler acısı bir durum.

Follow us on Twitter