Yakın geçmişte kilovat seviyesindeki yenilenebilir enerji projeleri büyük projeler olarak değerlendiriliyordu. 1963 yılında japonya'da bir deniz fenerine kurulan 242 vat kapasiteli solar tarla dünyanın en büyüğü konumunda idi.
Büyümenin Sebepleri:
Günümüzde yenilenebilir enerji projelerindeki bu büyümenin sebeplerinin en başında tabiki maliyet gelmektedir. Firmalar yenilenebilir enerji projeleri için gerekli fizibilite çalışmaları ve uzun bürokratik süreçlerin getirdiği fazladan maliyeti amortize etmek için olabildiğince büyük işler tamamlama yolunda gitmektedirler.
İkinci neden ise hükümetlerin yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmesi ve bu doğrultuda sektörü teşvik etmek amacı ile çeşitli uyugulamarı yürürlüğe sokmaları. Örneğin Avrupa Birliği'nin 2020 yılına kadar enerji ihtiyacının %20'sini yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılıyor olma hedefi birçok hükümeti çeşitli destek programları gerçekleştirmeye itmektedir.
En İddaalı Güneş Enerjisi Projesi:
Kurulduğu alan ve kapasitesi düşünüldüğünde, üç kıtaya yayılması planlanan Desertec projesi en iddaalı güneş enerjisi projesi olmaya belki de en büyük aday. Konsept olara oldukça basit olan Desertec, Avrupa, Afrika ve Orta Doğudaki güneşli alanlara kurulacak konsantre solar termal sistemleri ile güneşten elektrik üretip yine bu alanlardaki enerji ihtiyacını karşılama amacı taşıyor. Bölgelerde bulunan hidroelektrik, rüzgar ve jeotermal elektrik santralleri her ne kadar şebekenin güç kaynağını dengelemek amacında olsalar da sistemin 100 gigavatlık en büyük bölümü konsantre solar termal sistemlerden gelecek. Bu kapasite 100 nükleer santral değerindedir.
Böylesine büyük bir projeyi bir araya getirmek, onlarca ve hatta yüzlerce küçük ve birbirinden ayrı projenin bir arada yürütülmesi anlamına gelmektedir. Kurulacak şebekenin genişliği, katılımcı ülkelerin elektrik standartlarında anlaşması ve üretilecek elektriği ve projenin faydalarını nasıl bölüşecekleri konuları da düşünüldüğünde projenin karşılaştığı ve karşılaşacağı engelleri anlamak çok daha kolaylaşmaktadır. Projenin bunun yanında tahmini maliyeti 555 milyar dolar seviyesindedir.
Bahsedilen yönleri ile bakıldığında proje sadece bir hayal olarak görülebilir fakat geçen 12 büyük firmanın içinde bulunduğu konsorsiyum gerekli parayı toplamak için bir anlaşma imzaladı. Avrupa Birliği'nden gelecek bir milyar doların dışında gerekli rakamı bir araya getirmek için birçok hükümet ve özel fondan para akışı sağlamak gerekmektedir. Konsorsiyum 2012 yılından önce gerekli miktara ulaşmayı mümkün görmemekle birlikte bu tarihten sonra finansmanın tam olması halinde bile projenin bitmesi 2050 yılını bulacak.
