Rüzgar enerjisi sektöründe küresel sıralamada üçüncü konuma geçen Çin’den sonra İngiltere de dahil tüm Avrupa ve Türkiye 2010 yılında yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırmayı planlıyor.
Çin’in resmi haber ajansı Instal Biz’in yaptığı açıklamaya göre 2009 yılı içinde 20 gigavat üretim kapasitesine ulaşarak rüzgar enerjisinde üçüncü sıraya yerleşen Çin; İspanya, Almanya ve Amerika’yı geride bırakmış oldu. 2020 yılı hedefini %20 olarak belirleyen Çin şu anki toplam üretiminin %9’unu rüzgar enerjisinden karşılıyor. Yatırımlara aralıksız devam etmesi halinde 2030 yılında %50 seviyesine ulaşması beklenen Çin devleti aynı zamanda küresel hava kirliliğinde en fazla payı olan ülkelerden.
Geçtiğimiz ay Kopenhag İklim Değişikliği Zirvesinde yayınlanan “Global World Energy Council” araştırma raporuna göre küresel sera gazı emisyon seviyesinin düşürülmesinde adaptasyon sürecine engel olduğu ileri sürülen Çin bütün ülkelerin tepkisini de üzerine çekmişti.
Times Online raporuna gore Başbakan Gordon Brown önderliğinde “Yeşil Güç Programı” çerçevesinde 100 milyon sterlin değerinde bütçe ile harekete geçmesi İngiltere özellikle off-shore tipi rüzgar enerjisine önem veriyor. Hedefleri doğrultusunda 2020 yılına kadar rüzgar enerjisinde küresel üçüncülüğü hedefleyen İngiltere emisyonda ciddi bir düşüş bekliyor.
Uzmanlar yeni alanlarda inşaatın 2015 yılına kadar başlamayacağını beklerken, alanların her birinin günümüzde işler halde olan herhangi bir alandan daha büyük olduğunun altını çiziyorlar. Times Online'da yer alan makaleye göre en büyük rüzgar tarlasının 10GW güç üretmesi planlanıyor. Bu rakam günümüzdeki toplam off-shore rüzgar gücü toplamının 10 katıdır.
Uzmanların sorguladığı önemli bir nokta da, test edilmemiş bir güç kaynağına güvenmenin ne kadar akıllıca olduğudur. Günümüzde kurulu off-shore rüzgar tarlalarının kapasitesi 1GW seviyesinde olup, bu tarlalar Times Online'a göre en kötü doğa şartlarında hizmet vermektedirler.
İngiltere son zamanlarda yaptığı bir öneri ile ev ve işyeri sahiplerinin,okulların,stadyum ve tren istasyonlarının planlama izinleri olmaksızın solar panel kurulumu yapmalarının önünü açacak yeni planlama kuralları hazırlamıştır.
2008 yılı European Wind Energy Association'ın raporuna göre bütün zorluklara rağmen,Avrupa'da rüzgar enerjisi alanında yapılan yatırımların, diğer enerji altyapısı alanında yapılan yatırımları geçtiği ilk yıl olmuştur.
İngiltere off-shore rüzgar gücü konusunda kurulumlarına devam ederken, Avrupa Birliği de yenilenebilir enerjiye dayalı ilk elektrik şebekesini oluşturmak için plan yapmaya başlamıştır. The Guardian gazetesinin haberine göre 9 ülkenin katılımıyla başlamış olan bu proje, her bir ülkenin yenilenebilir enerji projelerini kuzey denizinde birleştirmeyi amaçlamaktadır. Bu sistemde birleştirilecek sistemler, solar ve rüzgar tarlaları, hidroelektrik santralleri ve hidroelektrik barajlarıdır.
Süpergrid ağı binlerce kilometreye yayılmış su altı kablolarından oluşur. Bu kabloların maliyeti 30 milyon euroya kadar çıkabilir. Yeraltı kabloları aynı zamanda, çoğu zaman dile getirilen, yenilenebilir enerji kaynaklarının kötü hava şartlarına karşı savunmasız olması durumuna da çözüm getirmektedir. The Guardian gazetesinin haberine göre süpergrid projesine katılan 9 ülke( Almanya,Fransa,Belçika,Hollanda,Luksemburg,Danimarka,İsveç,İrlanda ve İngiltere) önümüzdeki 10 sene içerisinde bitecek yüksek voltajlı bir doğru akım ağı oluşturmayı hedeflemektedirler. Bu proje için planlanların sonbahara kadar bitmesi amaçlanmaktadır.
Kuzey Denizi şebekesi daha büyük ve Almanya önderliğinde ilerleyen Desertec Industrial Initiative (DII) ile bağlanabilir. Burdaki amaç ise Avrupa'nın elektrik ihtiyacının %15'ini 2050 yılına kadar sağlamaktır. Bu hedef Afrika çölleri ve Akdenizi bağlayacak güç hatları ile 2050 yılından önce de gerçekleştirilebilir.
400 milyar dolarlık Desertec Industrial Initiative (DII) projesi güney avrupa ve kuzey afrikadaki konsantre güneş enerjisini kullanmayı hedeflemektedir.
Türkiye de bu bağlamda yenilenebilir enerjiye geçişi hızlandırıcı adımlar atmaktadır. 2007 yılında kabul edilen enerji verimliliği kanununa ek olarak 2009 yılında dünya bankasından alınan finansal yardımlar yenilenebilir enerji alanında 600 milyo dolarlık yatırımın yapılmasını sağlamıştır. Bu yatırımlar Green Prophet'in raporuna göre biokütle,hidroelektrik, rüzgar ve jeotermal alanında yapılmıştır.
Kaynak: environmental leader
