Sadece ülkemizde değil dünyanın her yerinde kobiler piyasa şartlarından en çok etkilenen kuruluşlardır. Global krizin yıkıcı sonuçları hangi alanda faaliyet gösterirse göstersin en fazla küçük ve orta ölçekli kuruluşlar tarafından hissedildi.Ticaret mantığı kısa ve orta vade üzerine kurulu firmalar üretim ve satışlarını bu hesapla yaptığı için günlük hatta anlık gelişmelerden bile etkilenirler.
Bunun yanı sıra sorunsuz dönemlerde bile kobilerin temel giderleri üzerindeki bir artış sarsıcı olabilir. Üretim yapan her işletmenin en büyük gideri elektrik faturasıdır. Elektrik enerjisi olmadan bir makineyi dahi çalıştıramayan işletmeler elektrik faturalarına eklenecek kilovat/saat başına 1 kuruşluk artıştan bile sarsılabilir. Hayatta kalmak için her türlü gideri kısmayı ve iyileştirmeyi gerçekleştirmesi gereken kobiler ihtiyaç duydukları enerjiyi kendileri üretebilse avantaj sahibi olabilirler mi?Piyasa şartları normalken işletmeler rekabet halinde olur. Rakiplerinin önüne geçmek için her türlü avantajı kullanması gerekir. Bu durum aynı zamanda üretimin yani elektrik tüketiminin tavan yaptığı zamandır. Tüketimdeki artış ekonominin temeli olan arz-talep eğrisini harekete geçirir çünkü enerjiye duyulan ihtiyaç artar. Bu artışa karşılık olarak arz fiyatı da artar. Arz-talep eğrisine bakarak çıkaracağımız sonuç ise üretimin en yüksek olduğu dönem elektrik fiyatının en yüksek olacağı dönemdir. Enerji verimli ışıklandırma ve güneş panelleri ile desteklenmiş bir firmanın üretimde avantajlı olacağı aşikârdır.En kısa zamanda T.B.M.M.’ den çıkması beklenen yenilenebilir enerji kanunu herkese 500kilovata kadar enerji üretme ve satma hakkı verecek şekilde düzenlendi. Kanuna bağlı olarak bankacılık sistemi de yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapmak isteyenlere uzun vadeli krediler verecek düzenlemeler getirdi. Uzun vadeli kredi kullanarak işletmesine yatırım yapacak firmalar kendini amorti eden bu sistemden 10-15 senelik zaman diliminde ödemek koşuluyla üretime uygun atıl alanları güneş panelleri ile kaplayarak faydalanabilirler.Bir işletmenin harcadığı enerji miktarı bir eve göre en az 4-5 kat fazla olacağı için aylık ve senelik giderlerindeki geri ödeme daha yüksek olacaktır. Aynı zamanda enflasyon ya da diğer sebeplerden kaynaklı elektrik fiyat artışlardan asgari şekilde etkilenecektir.İşletmeler evlere kıyasla daha büyük alımlar yapar çünkü ihtiyaç duydukları enerjiyi üretmek için evlere kıyasla daha büyük projeler gereklidir. Proje büyüklüğüne bağlı olarak alım sırasında gerçekleşecek pazarlık firmaya toplam maliyet ve geri ödeme konusunda ekstra avantaj sağlayacaktır.En önemli konu ise yenilenebilir enerji kaynağı kullanarak çevreye en az zararı vermektir. Firma olarak doğaya saygılı olduğunu göstermek, üretimde yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanıldığını vurgulamak çevreye önem gösteren, bilinçli tüketici kitlesinin ilgisini çekmek için etkili bir yöntemdir. Güneş Enerjisine yapılacak yatırımlar işletmeden işletmeye farklılık gösterir. Kulağa ne kadar hoş gelse de bu tip yatırımlar her işletmenin yapması gereken işler arasında değil. İşletmenin yerine, devlet politikası ve yerel yönetimler nedeniyle yatırım maliyetinin değişkenlik göstermesi muhtemeldir. Enerji maliyetlerindeki artış, toplum bilinci ve devlet teşvikleri yatırıma yönelten etmenler olsa bile bir işletme yatırımın her basamağını çok iyi analiz etmelidir.
