Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin 1990 yılında çökmesinden sonra Küba, tarihinin en büyük ekonomik ve sosyal krizlerinden birine girdi. Amerika Birleşik Devletleri'nin uyguladığı ambargo Küba ekonomisinin içinde bulunduğu ekonomik çöküşü daha da hızlandırdı.
Ülkede yaşanan yakıt sıkıntısı büyük çiftliklerin gübre ve tarım makinelerinden yoksun kalmasına ve bunun sonucu olarak kapanmasına yol açtı. Yiyecek bulmak zorlaşırken, ortalama bir Kübalının ağırlığı nerdeyse 10 kilo azaldı. Ekonomik sıkıntının bir başka sonucu da çocuk doğumlarının azalmasında görüldü.
Günümüzde ülkelerinin geçirdiği bu döneme "özel donem" demektedirler. Aşağıda izleyebileceğiniz belgesel Küba haklinin böylesine sıkıntılı, umutsuz görünen ve "özel" bir durumla nasıl mücadele ettiklerini anlatmaktadır. Belgeselde küçük kentsel bahçelerin evlerin çatılarında da olmak üzere nasıl yaygınlaştığını ve organik tarımın tek çözüm olması sonucunda sürekliliğin nasıl gereklilik haline geldiğini izleyebilirsiniz.

Belgeselde değinilen bir başka önemli nokta ise organik tarımın yaygınlaşması ve sağlıklı beslenmenin sonucu olarak Küba’da kalp hastalıklarının ve seker hastalığının nasıl azaldığıdır. Bu yapıt, söylenenlere ek olarak bisikletin yakıt kıtlığının sonuçlarının günlük hayata etkisiyle insanların nasıl daha sağlıklı hale geldiği ve Kübalıların arasındaki dayanışmanın nasıl arttığını anlamak açısından da önemli bir belgeseldir.
Küba günümüzde bir ütopya olmaktan çok uzak da olsa, Kübalıların karşı karşıya kaldığı ekonomik ve sosyal krizle baş etme yöntemleri ders alınması gereken bilgiler sunmaktadır. Günümüzde benzer sorunlar ile mücadelede etkisiz kalan Mısır’ın durumunu düşünürsek gelecekte süreklilik ve sürdürülebilirlik kavramlarının günlük hayatımıza gireceğini ve hatta çoktan girdiğini söylemek yanlış olmaz.
