ENERJİ SÖZLÜĞÜ

A:

AC: Alternatif (Dalgalı) akım anlamına gelmektedir. Genliği ve yönü zamana göre değişiklik gösterir. Santrallerde üretilen enerjinin sevkinde de AC kullanılmaktadır.

Açık devre gerilimi: Bu gerilim, hücre veya panelin standart test koşulları altında artı ve eksi çıkış uçları arasında herhangi bir yük yokken, yani herhangi bir akım akmazkenki ölçülen açık devre gerilimidir.

Ahşap: Sürekli daha fazla ağarç üretme şansımız olduğu için ahşap yenilenebilir enerji kaynağı olarak kabul edilir. Yakarak ısı ve ışk ürettiğimiz ahşap, bio-kütle tesislerinde elektrik enerjisi üretmek için kullanılır.

Akım: Elektrik akımı veya elektriksel akım elektron hareketidir. Bir iletken üzerinden birim zamanda geçen elektron sayısını gösterir.

Akü:
Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, gerektiğinde elektrik enerjisi olarak veren cihaza denir. Alternatif enerji sistemlerinde doğal enerjinin olmadığı zamanlarda akülerde toplanan elektrik enerjisi ile sistem beslenir.

Amper (A): Elektrikte akım şiddeti birimidir. Birim zamanda geçen elektrik yükü miktarına elektrik akımının şiddeti denir.

Anemometre: Rüzgarın anlık hızını ölçmek için kullanılan ölçüm cihazı

Aralıklı: Kelime anlamı ile paralel olarak, surekli olmayan, bir zaman diliminin parçalarında faal olan cihazlar için kullanılmakta olup, rüzgar tirbünleri sadece rüzgar olduğunda çalışmaları ve elektrik üretmeleri ile bunun en iyi örneklerindendir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının çoğu bu şekilde işlemektedir.

Atom: Bir kimyasal elementin tüm özelliklerini taşıyan en küçük parçacığıdır. Büyüklükleri açısından farklılık gösterirler. Hidrojen atomu en küçük boyutta olmakla birlikte uranyum atomları en büyük boyutlara sahiptir.

B:

Batarya: Kimyasal enerjinin depolanabilmesi ve elektriksel bir forma dönüştürülebilmesi için kullanılır. Piller enerji depolamaya ve elektrikli aygıtları çalıştırmaya yaramaktadır Genel olarak piller, kullanıldıktan sonra atılan (Non-rechargeable) ve tekrar şarj edilebilen (Rechargeable) piller olarak ikiye ayrılır. Pillerin bir araya gelerek oluşturdukları pil gruplarına batarya denmektedir. 1800 yılında bakır ve çinko madenleri alarak aralarına tuzlu suya batırılmış süngerler yerleştiren Volta, elektrik akımını elde etmeyi başardı. Volta pili bu sayede icat edildi.

Baz İstasyonu: Belirli bir alan içerisinde mobil telefonlardan sinyal alan ve gönderen istasyonlardır. Dünya sağlık örgütü, tübitak raporları cep telefonu baz istasyonlarının zararsız olduğunu desteklemektedir.

Benzin: Ham petrolden elde edilen bir yakıt türüdür.

Biyodizel: Kanola, ayçiçeği, soya, aspir gibi yağlı tohum bitkilerinden elde edilen yağların bir katalizör eşliğinde kısa zincirli bir alkol ile (metanol veya etanol)reaksiyonu sonucu açığa çıkan ve yakıt olarak kullanılan bir üründür. Evsel kızartma yağları ve hayvansal yağlarda biyodizel hammaddesi olarak kullanılabilir. Daha temiz yanma ürünleri nedeniyle sürdürülebilir gelecek ve sağlıklı bir kalkınma için katkıları büyüktür.

Biyogaz: Biyogaz üretimi için kullanılan materyaller, hayvansal gübreler, organik atıklar ve endüstriyel atıklardır. Doğal gaz gibi ısınma ve elektrik üretme amacı ile kullanılabilir. Biyogaz yenilenebilir enerji kaynağıdır.

Biyokütle: Fotosentezde bitkiler tarafından meydana getirilen organik maddelerin kütlesidir. Odun, tarımsal atıklar, canlı artıkları ve çöpleri içermektedir. Gelişmekte olan ülkelerde daha yoğun kullanılmaktadır.

Boru hattı: Petrol ve doğalgaz taşınması ve dağıtılmasında kullanılır. Boru hatları, yeryüzüne, yerkabuğunun altına veya deniz tabanı altına yerleştirilir.

Bölgesel kirlilik: Bölgesel hava kirliliği, kirliliğin oluştuğu bölgeye en yakın yaşayanları etkiler. Enerji kaynaklarının tüketimi bölgesel kirliliğin başlıca etkenlerindendir. Alternatif enerji kaynakları ile bölgesel kirlenmenin önüne giçilebilir.

Ç:

Çevre: Çevre, en genel tanımı ile etrafımızda bulunan her şeye verilen isimdir. Doğa, ağaçlar, bitki ve hayvanlar, kayalar, okyanuslar ve hava cevre tanımına girmektedirler.

D:

Dalga enerjisi: Deniz üzerinde esen rüzgarların suyu iterek hareket vermesiyle oluşan yenilenebilir enerji kaynağı.

DC (Doğru Akım /Sürekli Akım): Bir elektrik devresinde elektrik yüklerinin veya akımın belli bir yönde akan,yön değiştirmeyen ve şiddeti değişmeyen akıma doğru akım denir. Bir yönde akım sağlayan kaynaklara da doğru akım kaynakları denir. Örnek: Pil, akü, dinamo vb. Güneş panelleri doğru akım üretirler.

Deniz Üstü: (Off-shore=kıyı ötesi) enerji alanında bu kelime göl, deniz ,okyanuslar üzerinde yapılan enerji yatırımları için kullanılır. ÖR: Deniz üstü rüzgar tarlaları.

Depolar: Enerji birçok formda birçok yerde depolanabilir. Bir pilin içinde, kömür yığınında, gerilmiş lastik bantta, vücudumuzdaki yağ hücrelerinde depolanmış halde kullanıma hazır bekler.

Dışkı: Dışkı yakıt olarak kullanılabilir. Bazı ülkelerde inek dışkısı kurutularak tezek haline geitirilir, ev ısıtmada yakıt olarak kullanılır. Metan gazı üretiminde kullanılan dışkı bazı özel istasyonlarda yakılarak elektrik üretminde de kullanılır.

Doğal gaz: Petrol türevi olan, fosil kaynaklı bir çeşit yanıcı gaz karışımıdır. Dünya üzerinde Antarktika dışında tüm kıtalarda doğal gaz üretilmektedir. En yaygın kullanım amacı ısınma olsada, enerji santrallerinde elektrik üretimi amacı ilede kullanılmaktadır.

Dolum oranı (Solar hücre): [maksimum güç noktasındaki (mpp) güç] / [açık devre gerilimi * kısa devre akımı] değerine olan orandır.

E:

Enerji santrali: Fosil yakıtların ya da yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enejisine dönüştürüldüğü tesislerdir. Örnek: Termik santral, doğalgaz dönüşüm santrali ve rüzgar tarlaları.

En yüksek güçteki akım değeri: Hücrenin veya panelin akım – gerilim eğrisinden yararlanarak tespit edilen en yüksek gücündeki akım değeri.

En yüksek güçteki gerilim değeri: Hücrenin veya panelin akım – gerilim eğrisinden yararlanarak tesbit edilen en yüksek gücündeki gerilim değeri.

Elektrik: Elektrik elektron denilen her atomda bulunan negatif yüklü parçacıkların hareketine denir. Elektrik santrallerinde üretilen elektrik kablolar yardımı ile evlerimize ulaşır. Elektrik enerjinin bir yerden başka bir yere taşınmasının en basit yoludur. Gerekli önlemler alınmadığı zaman ölümcül olabilen elektrik günümüzde medeniyetin temel taşlarından biridir.


Elektron: Her madde atomlardan oluşur. Atomlar çekirdek ve bu çekirdeğin farklı yörüngelerinde dönmekte olan daha küçük boyutta parçacıklardan oluşur. Yörüngelerde dönmekte olan bu küçük parçacıklara elektron denilir. Metallerde elektronlar diğer maddelere göre daha özgürce hareket edebilirler. Bu yüzden elektronların hareketiyle oluşan elektriğin iletilmesi için metal kablolar kullanılır.

Elektrik direği: Enerji nakil kablolarını tutan metal/ağaç yapılar.

Enerji: Enerji evlerimizi aydınlatma, dünyamızı ısıtma ve ulaşım gibi şayisiz alanda kullanılır. Çevremizdeki kaynaklarda bulunan enerji elektrik ve yakıt olarak kullanmaktadır. Bu anlamda enerji kaynakları enerji elde etmemizi sağlayan ve çevremizde veya doğada bulunan kaynakların tümüne verilen isimdir.

Enerji etüdü: Bir binanın enerji harcamalarını ölçüp raporlamak için yapılan çalışmaya denir. Bu çalışmanın amacı enerji harcamalarının azaltılmasına yönelik iyileştirme fırsatlarının tespit edilip uygulamaya dönüştürülmesi için gerekli fizibilitelerin yapılmasıdır.

Etkinlik derecesi: Etkinlik derecesi, hücre veya panelden alınabilinen elektrik güç ile üzerine düşen ışınım gücü arasındaki orandır. Bu oran, I – U Akım – Gerilim eğrisinden yararlanılarak:
h (eta) = FF x Uoc x Isc
burada FF: (dolum oranı), Uoc: (Açık devre gerilimi), Isc: (Kısa devre akımı) formülü ile hesaplanır. Bu değer, yüzey alanına bağlı olduğu için; belirtilirken daima tüm panel yüzeyinin mi yoksa aktif hücre yüzeyinin mi alındığı belirtilmelidir.

F:

Feed in Tarrif: (FiT)Yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanmayı teşvik etmek için planlanmış bir teşvik mekanizmasıdır. Satın alma garantisi, uzun vadeli krediler temel teşvik yöntemleridir.

Fosil Yakıtlar: Fosil yakıtlar, hayvan ve bitkilerin milyonlarca yıl önce toprak altında çürümesi sonucunda oluşmuşlardır. Kömür, petrol ve gaz fosil yakıtlardır. Dünyada en fazla kullanılan enerji kaynağı olan fosil yakıtlar sınırlı veya yenilenemez enerji kaynaklarıdır.Yanmaları sonucunda ortaya çıkan karbondioksit ise günümüzdeki küresel ısınmanın en büyük nedenidir.

Fotovoltaik: Bir ışık kaynağından, çoğu zaman güneşten, elektrik elde etme yöntemidir.

Füzyon: Füzyon iki küçük atomun çarpışıp birleşmesine verilen isimdir. Bu birleşme sonucunda ortaya büyük miktarda enerji çıkar. Füzyon yıldızlarda çokça rastladığımız bir olaydır. Yıldızların parlamasının veya ışımasının nedeni füzyon tepkimeleridir. Bilim adamları nükleer füzyonu dünya üzerinde gerçekleştirip enerji üretmenin yollarını aramaktadırlar.

Füzyon reaktörü: Bir füzyon reaktörü küçük atomları birleştirip daha büyük atomlar oluşturmaya yarayan bir makinedir. Bu işlem sonucunda ortaya çıkan enerji miktarı oldukça fazladır. Bilim adamları bir füzyon reaktörü yardımı ile elektrik üretme konusunda araştırmalar yapmaktadırlar.

G:

Gazyağı: Gazyağı petrolun bir formudur. Ham petrolun damıtımından elde edilir. Genellikle lambalarda aydınlatma amacı ile kullanılır.

Gel-git enerjisi: Deniz ve okyanuslardan elektrik enerjisi üretmemizi sağlayan yenilenebilir enerji kaynağıdır. Ayın çekim gücüyle kabarıp-alçalan denizin seviye farkından yararlanan özel türbinler gel-git enerjisini elektrik enerjisine dönüştürür.

Geri dönüşüm: Ticari ömrünü tamamlamış bir ürünü işlem geçirip yeniden kullanmaya denir. Kağıt, metal, plastik ürünler geri dönüşümü en yaygın materyallerdir. Geri dönüşüm sürecinde hammaddeden üretim sürecinden daha az enerji tüketilir.

Güç kesintisi: Elektrik arzının aniden kesildiği anlarda yaşanır. Enerji santralinden ya da iletim şebekesinden kaynaklı sorunlar neden olur.

Güneş enerjisi(Solar Enerji): Güneşten gelen ışınların taşıdığı enerjidir. Güneş, bilinen enerji kaynakları arasında en büyük ve güçlü olandır.

Güneş: Dünyadaki birçok enerjinin temel kaynağıdır. Dünyamıza ulaşan güneş ışınları(solar enerji) temel ısı ve ışık kaynağıdır. Isı farklılıkları sayesinde rüzgar türbinlerini çalıştıran rüzgarlar oluşur, ışık sayesinde fotovoltaik paneller elektrik enerjisi üretirler.

Güneş Paneli: Seri şekilde bağlanan solar hücrelerin cam koruma içine alınması yoluyla oluşturulan ve güneş enerjisinden belirli voltaj ve akımda elektrik enerjisi üretilmesini sağlayan elektrik enerji üretim panelleri.

H:

Helyum: Helyum bir elementtir. Hidrojen atomundan sonra en küçük atom helyum atomudur. İki hidrojen atomu birleşip bir helyum atomu oluşturabilirler. Bu birleşme yani füzyon milyonlarca yıldır Güneş üzerinde gerçekleşmektedir.

Hidroelektrik: Hidroelektrik akan sudan elde edilen elektriğe verilen isimdir. Bunun için akarsulara barajlar kurularak, suyun akış hızı kontrol edilir ve enerjisi alınır. Hidroelektrik enerji yenilenebilir enerji kaynaklarından biri olarak değerlendirilse de, barajların çevreye olan etkisi ve zararları oldukça fazladır.

Hidrojen: Hidrojen bir elementtir. Hidrojen atomları doğadaki en küçük atomlardır. Güneşte iki hidrojen atomu birleşerek bir helyum atomu oluşturur. Bu tepkimenin sonucunda ortaya büyük miktarda enerji çıkar. Hidrojen ve oksijen birleştikleri zaman ise ortaya su çıkar. Bu birleşmeden yakıt hücreleri elektrik üretmek için yararlanır.

I:

Isı: Bir maddenin sıcaklığı daha yüksek ise daha fazla enerjiye sahiptir. Bir maddeyi ısıtmak enerjiyi bir noktadan başka bir noktaya taşımak demektir.

Isı sabiti: Bir hücrenin etkinlik derecesinin, ısı yükselmesi durumunda derece başına ne kadar azaldığını verir. Örneğin multi-kristal paneller ısındıkça verimleri mono kristal panellere göre daha çok düşmektedir. Bu yüzden multi-kristal panellerin yeterli derecede soğutulmaları daha çok önem kazanmaktadır.

Işık: Işık enerjiyi bir noktadan bir başka noktaya taşır. Dünyamızın ışık kaynağı olan Güneş, yaydığı günes ışığı ile Dünya’ya ısı enerjisinin taşınmasını sağlar. Bu enerji hem ısınmada hemde elektrik üretiminde kullanılır.

İ:
İnvertör: Solar panellerden veya rüzgar türbinlerinden gelen doğru akımın şehir şebekelerinde kullanılan alternatif akıma çevrilmesini sağlayan elektronik cihaz.

İzleme: Solar sistemin, Şarj regülatörü ve invertör´ler ile sürekli olarak maksimum güç noktasında çalıştırılmasının sağlanması.

J:

Jeotermal: jeotermal enerji dünyanın merkezindeki sıcak magma tabakasından gelmektedir. Magma yakınlarda akan yeraltı sularının ısınması sonucunda oluşan jeotermal enerji elektrik üretiminde ve ısınmada kullanılır.

K:

Karbon: Sembolü C olan ve doğada çok büyük bir alana yayılmış metalik olmayan bir elementtir. Element olarak, kömür yataklarında ve çeşitli bileşikler hâlinde petrol yataklarında bulunur. Organik bileşiklerin temel maddesi karbondur. Bir madde yandığında, karbon ve oksijen atomları birleşip karbondioksit bileşiği oluşur.


Karbondioksit: Bir karbon ve iki oksijen atomundan oluşan moleküle sahip, normal koşullarda gaz halinde bulunan bileşiktir. Rengi ve kokusu yoktur. Karbondioksit bir sera gazıdır. Fosil enerji kaynakları yandığında karbondioksit salarlar.

Kısa devre akımı: Hücrenin veya panelin artı ve eksi güç çıkışlarının yüksüz olarak direkt, kısa devre edilmeleri durumunda akan akım.

Kilovat: 1kilovat= 1000vat. Elektriksel güç birimi.


Kilovat saat:
Enerji üretim/tüketim ölçüm birimidir.

Kirlenme: Çevreye zararlı maddelerin eklenmesini ifade eder. Bölgesel olarak oluşabildiği gibi, küresel olarakda görülebilir. Küresel ısınma, küresel kirlenmenin en önemli sonuçlarından biridir.

Kömür: Katı, koyu renkli ve karbon bakımında zengin katı birikintilerdir. Çoğu coğrafyada, çeşitli derinliklerde bulunmaktadır. Bataklıklarda uygun nem ve sıcaklığın oluşması, ortamın asit miktarının artması, gerekli organik maddelerin ortamda bulunmasıyla bozunmuş çürüyen bitkilerin su altına inmesi ve bataklığın zamanla üstünün örtülmesi gibi olaylar sonucu oluşmatktadır. İl olarak M.Ö. Çinliler tarafından kullanılmış olup, günümüzde genellikle elektrik üretiminde kullanılmaktadır. Kömürün yanmasıyla büyük miktarda karbondioksit açığa çıkar.

L:

Lav: Lav, volkanlardan çıkan kırmızı, erimiş, kaya parçalarıdır. Yerkabuğunun altında bulunan ve Dünya’nın çekirdeğini dolduran lav ise mağma olarak adlandırılır.

LED: light emitting diode= ışık yayan diyot. Üzerinden akım geçtiğinde ışık veren silikon ana maddeli diyotlara denir.

M:

Maksimum güç noktası: Bir Solar hücrenin I – U  eğrisinde tesbit edilerek alınabilinen en yüksek güç değeri.

Metan: Metan, dışkı ve çürümüş meyvelerin açığa çıkardığı bir çeşit gazdır. Metan yakılabilen bir gaz olması nedeniyle bio-gaz olarak sınıflandırılır.

Motor: Bir motor içine konulan yakıtın yanması ile mekanik hareket sağlamaktadır. Buhar ile çalışan türbinlerin bulunduğu güç santralleri mekanik enerjinin elektrik enerjisine çevrilmesini sağlarlar. İçten yanmalı motorlar ise yanma sonucu elde edilen mekanik enerji ile tekerleri döndürürler.

MYH: MYH veya Mikrobial yakıt hücreleri, içerisinde yediği yemeği elektrik enerjisine çevirebilen bakteri bulunduran yakıt hücreleridir.

N:
Nakil: Enerji dört şekilde bir yerden başka bir yere iletilir(nakledilir). Mekanik, elektrik, ısı ve radyoaktivite(ses ve ışık dalgaları) formunda enerjiyi nakletmek mümkündür.

Nitrojen Oksitler: Fosil yakıtların yanması sırasında ortaya çıkan zararlı parçacıklar.

Nominal test koşulları: I – U Akım – Gerilim eğrilerinin ölçümlerinin, hücre veya panele dikey 800 W / m²; 600 W / m²; 400 W / m² ve 200 W / m² ışınım değerlerinde, 20°C çevre sıcaklığı derecesinde, 1m/s rüzgar hızında ve AM 1,5  güneş spektrumunda yapılması.

Nükleer Enerji: Atomun çekirdeğinden elde edilen bir enerji türüdür. Fizyon yolu ile atomların parçalanması sonucu açığa çıkan, atomun çekirdeğinden elde edilen bir enerji türüdür.

Nükleer silah: Nükleer reaksiyon ve nükleer fizyonun birlikte kullanılmasıyla ya da çok daha kuvvetli bir füzyonla elde edilen yüksek yok etme gücüne sahip silahtır. Basitçe; Fizyonda patlama enerjisi, büyük atomların ikiye bölünmesi ile açığa çıkar. Füzyonda ise, açığa çıkan enerji, küçük atomların birleşmesi ile oluşur.

Nükleer yakıt: Temel kaynağı doğada bulunan Uranyum adlı metaldir. Nükleer Santrallerde kullanılan uranyum, fosil yakıtların aksine yanmaz. Elde edilen enerji uranyoum atomlarının fizyona tabi tutlması ile oluşur.

O:

Oksijen: Oksijen canlıların yaşamı için hayati önem taşıyan bir elementtir. “Oksijenli” Solunum için gerekli olup maddelerin yanmasında yoğun şekilde tüketilir. Atmosferde %21 oranında oksijen bulunmaktadır.

Ö:

Ömür: Bir objenin ömrü boyunca kullandığı enerji, objenin her bir parçasının oluşturulmasında, o obejyi yürütülmesinde ve aktif hale getirilmesinde ve objenin geridönüştürülmesi veya yok edilmesinde kullanılan enerjilerin toplamıdır.

P:

Parçalanma: Parçalanma büyük bir atomun daha küçük iki atoma ayrılması işlemine verilen isimdir. Bu ayrılma veya parçalanma sonucunda yüksek miktarda enerji açığa çıkar. Uranyum atomları nükleer santrallerde parçalandıklarında ortaya çıkan enerji elektrik üretiminde kullanılır. Yine ayni mantık ile üretilen atom bombaları açığa çıkan enerji ile bütün bir şehri yok edebilir.

Petrol kuyusu: Yer altında bulunan petrolun yeryüzüne ulaşması sırasında belirli bir yol izlemesi amacı ile açılmış olan kuyulardır. Petrol kuyuları en fazla 8km derinliğinde olabilirler.

Petrol: Sudan yoğun kıvamda, koyu renkli, arıtılmamış, kendisine özgü kokusu olan, yeraltından çıkarılmış doğal yanıcı mineral yağdır. Milyonlarca yıl önce, denizlerde yaşayan ya da suların denizlere sürüklediği hayvan ve bitki kalıntıları anaerobik bir ortamda, gerekli şartlar altında (ısı basınç ve mikroorganizmaların etkisiyle), ham petrole benzer kerojeni meydana getirmiştir. Kerojen sonradan, yukarı tabakalara doğru göç etmesi esnasında gittikçe değişmiş ve ham petrolü meydana getirmiştir. Yenilenemeyen bir fosil yakıt türüdür. Yeraltından ilk çıkarıldığında ham petrol olarak adlandırılır ve çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra, genellikle yakıt olarak kullanılır.

Petrol platformu: Petrol platformu, yer altından petrol çıkarılması amacı ile açılmış olan kuyuların üzerine kurulan kalıcı yapılardır. Kara ve deniz üstü uygulamaları mevcuttur.

R:

Radyoaktivite: Kararsız atom çekirdeğinin, tanecikler veya elektromanyetik ışımalar yayarak kendiliğinden parçalanması ve çevresine zararlı parçacıklar saçmasıdır.

Rafineri: Arıtımlık anlamına gelen rafineri ham yağların işlenip gelişmiş ürünlerin üretildiği tesisdir.Örnek: petrol rafinerisi ham Petrolun işlenip dizel ve benzine dönüştürüldüğü tesis.

Rüzgar enerjisi: Güneş ışınları yeryüzünü farklı seviyelerde ısıtır. Sıcaklığın yarattığı basınç farkları arasında oluşan rüzgar daima yüksek basınç merkezinden alçak basınç merkezine hareket eder. Bu hareketi toplayan rüzgar türbinleri elektrik enerjisi üretir.

S:
Sera gazı: Atmosferdeki sera gazları bir battaniye gibi ısının dünyada hapsolmasını sağlarlar. Normal olarak isinin dünyada tutulması yerkürenin ısınması açısından olumludur. Fakat günümüzde aşırı seviyedeki sera gazi salımını dünyanın gereğinden fazla ısınmasına yol açmaktadır. Küresel ısınma da bunun bir sonucudur. Karbondioksit bir sera gazidir.

Ses: Enerjinin bir biçimidir. Enerjiyi bir noktadan başka bir noktaya taşımak için kullanılabilir.

Sıfır enerji ev: Elektrik ve ısınma ihtiyacını kendi alternatif kaynaklarıyla şebekeden bağımsız olarak karşılayabilen ev tipi.

Sınırlı: Sınırlı kelimesi bir şeyin miktarının sonsuz olmaması veya sonu olması anlamına gelmektedir. Başka bir deyişle sinirli olan her şey tükenmeye mahkûmdur. Sınırlı yakıtlar ayni zamanda yenilenemez yakıtlar olarak adlandırılırlar. Kömür, petrol ve doğal gaz gibi fosil yakıtlar da yine sınırlı enerji kaynakları adi altında incelenirler. Bunun nedeni ise fosil yakıt rezervlerinin tekrar oluşturulması için milyonlarca yılın geçmesi gerektiğidir.

Solar panel: Güneş enerjisini elektrik enerjisine çeviren paneller.

Sondaj kulesi: Su uzerinde yüzebilen, deniz tabanının altında petrol aramak amacı ile kurulmus olan gecici yapılardır. Petrol bulunduğu zaman kalıcı platformlar ile değiştirilirler.

Standart test koşulları: I – U Akım – Gerilim eğrilerinin ölçümlerinin, hücre veya panele dikey 1.000 W / m² ışınım değerinde,    25°C solar hücre sıcaklığı derecesinde ve AM 1,5  güneş spektrumunda yapılması.

Ş:
Şebeke: Elektrik enerji dağıtım alt yapısına denir. Devlet ya da şirketler bu alt yapılar üzerinden dağıtım yapar.

Şebekeden bağımsız: Alternatif enerji kaynakları kullanarak, şebeke elektriğine ihtiyaç duymadan çalışan sistemler.

T:

Tanker: Petrol, gaz, kömür gibi enerji kaynaklarını taşıyan büyük gemilere denir.

Transformatör: Bir elektirik akımının gerilimini,şiddetini ya da biçimini değiştirmeye yarayan aygıttır.

Türbin: Birçok enerji santrali enerji üretmek için türbin kullanır. Su basıncı, buhar gücü, rüzgarın itme gücüyle dönen rotor, bakır sarımların içinde duran mile bağlı mıknatısları döndürerek akım oluşturur.

U:

Ulusal şebeke: Büyük elektrik santralleri arasındaki yüksek voltajlı elektrik hatları şebekesi.

Uranyum: Kayaların içinde bulunan radyoaktif özelliğe sahip metal türüdür. Nükleer santralller, medikal cihazlar ve savaş başlıklarında kullanılır. Uranyum diğer enerji kaynakları(kömür, doğalgaz) gibi yanarak enerji üretmez. U235 olarak tanımlanan element füzyon reaksiyonuyla enerji üretir.

V:

Vat-tepe değeri: Solar hücre veya panellerin güç değeri. Bu değer, standart test koşullarında ölçülen maksimum güç değeridir.

Verimlilik: Enerji verimliliği daha az enerji kullanarak daha çok is yapmak anlamında kullanılır. Örneğin daha az enerji harcayan tasarruflu ampuller ayni aydınlatma seviyesine ulaşabildikleri için enerji verimlilikleri yüksektir.

Voltaj: (V) Elektrik devrelerinde akımın akmasını sağlayan kuvvettir. Bu kuvvet olmadığı zaman serbest haldeki elektronların hareketi engellenir ve devredeki elektrik akımının akması durur. 1000volt üzeri akımlar yüksek voltaj olarak kabul edilir.


Y:

Yakıt: Yakıt, yanması sonucunda ısı ve ışık ortaya çıkartan her türlü maddeye verilen genel bir isimdir. Kömür, petrol, gaz ve tahta yakıtlara örnek olarak sayılabilir. Isınma, yemek pişirme ve aydınlatma için kullanılan yakıtlar arabaların hareket etmesini ve güç santrallerinin elektrik üretmesini sağlarlar.

Yakıt hücresi: Bir yakıt hücresi hidrojen ve oksijeni birleştirerek elektrik ve su açığa çıkartır.

Yenilenebilir: Tükettiğimiz anda yenilenen yani bitmeyen enerji kaynaklarına denir. Örnek: Güneş, rüzgar, dalga, akarsu(hidro enerji), jeotermal, bio-kütle.

Yenilenemeyen: Yenilenemeyen enerji kaynakları, kullanıldıkları andan itibaren tükenen ve yenisi ile değiştirilemeyen enerji kaynaklarıdır. Bu enerji kaynakları genel olarak fosil yakıtlardan oluşur.

Toplam 106 kelime

ENERJİ SÖZLÜĞÜNE KATKIDA BULUNMAK, GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİNİZİ BİLDİRMEK İÇİN BİZE ULAŞIN.

info@limitsizenerji.com

(908 kere görüntülendi , bugün 1 kere görüntülendi)

İlgili Yazılar