DALGA VE GELGİT ENERJİSİ

Hidroelektrik enerji hepimizin aşina olduğu bir sistemdir. Suyun akış gücünü elektrik jeneratörlerine aktaran bu sistemler ülkemizde akarsu yataklarına inşa edilen barajlarla özdeşleştirilmiştir. Pek farkında olmasak da deniz de son derece güvenilir bir enerji kaynağı olarak yanı başımızda durmaktadır. Bu yazıda dalga ve gelgit enerjisi üzerine sizi bilgilendirmeye çalışacağım.

Dalgadan elektrik üreten prototip elektrik üreteci 2009 yılında basına tanıtılmıştı. 5KW gücündeki bu prototip TEMSAN ve BOREN işbirliği ile gerçekleştirilmişti ve sadece beş duba ve bir jeneratörden olusuyordu.

Ne yazık ki gecen zamanda devamı gelmedi, umarız yakında projeleri hayata geçmeye başlar.

Dalga kıran ve liman çevrelerine kurulabilecek sistemlerle ekolojik dengeye zarar vermeden sürekli bir enerji kaynağına kavuşmak mümkün.
Deniz akıntılarını kullanan sistemler de zaman zaman gazetelerde karşımıza çıkıyor. Özellikle sürekli akıntı olan İstanbul ve Çanakkale boğazları bu sistemler için ideal güç sağlayacak potansiyele sahip. Bu sistemlerin hayata henüz geçememiş olması ise (bildiğimiz kadarıyla) akıntının sebep olduğu inşa ve montaj zorlukları.

Dünyada bu konuda çok önemli çalışmalar var. Avustralya merkezli Atlantis Resources firması 1MW kapasite ve 18 metre çaplı dev gelgit türbinlerinin denemelerini İskoçya’da sürdürüyor ve alıcıların yoğun ilgisi ile karşı karşıya. Deniz altına yerleştirilecek bu dev türbin ile kıyıya vuran ve geri dönen dip dalgalarının gücünü elektriğe çevirmek mümkün olacak. Kanadalı Verdantpower firması rüzgar türbinlerini anımsatan yapısıyla, dalgaya Gore yönünü belirleyen 35KW gücünde türbinlerin üretim denemelerini ABD ve Kanada da sürdürüyor.

Bilinen en eski ve en büyük gelgit enerji santrali ise Fransa’nın kuzey batısında (Brittany bölgesi, Rance nehrinin ağzında) yer alan Rance santralidir. Toplam 100 milyon Euro’ya mal olan, 24 türbini ile 240MW elektrik üreten bu santral Fransa’nın enerji ihtiyacının %0.012’lik kısmını karşılamaktadır. Uzunluğu 750 metreyi bulan santral maalesef doğal sistemde değişikliklere neden olmuştur.

İngiltere’nin Severn bölgesi için düşünülen bir diğer gelgit projesi ise yüzey ve dip akıntılarının güçlerini bariyerlerle jeneratörlere yöneltmek üzere tasarlanmıştır. Ancak yaklaşık 34 milyar İngiliz Pound’u değer biçilen projenin doğaya etkisi incelenmeden yatırımcı çekmesi pek kolay gözükmüyor.

Akarsularımızın debilerinin mevsimlere göre değişiklik göstermesi dolayısıyla baraj yapımı zorunlu hale gelmektedir. Ne yazık ki baraj gölleri hem su boyundaki yerleşim ve tarım alanlarını kaplamakta hem de iklim değişikliğine sebep olmaktadır. Ülkemiz için son derece önemli bir gereksinim olan elektrik enerjisini dalga ve gelgit gücü kullanılarak edinilebilir. Hem de çevresel olumsuzluklara sebep olmadan.

FIRAT VURAL

FIRAT VURAL’ın Diğer Yazıları:

Akıllı Aydınlatma Sistemlerinin Önemi ve Geleceği

(1,984 kere görüntülendi , bugün 1 kere görüntülendi)

İlgili Yazılar